chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip chip satışı zynga chip düşük hapı antalya escort bayan antalya escort
Küreselleşme | UİPORTAL
Güncel Yazılar
ankara escort
escort bayan antalya eve gelen escort konya eve gelen escort konya escort bayan konya eve gelen escort konya eve gelen escort konya eryaman escort mersin escort porno izle porno izle

Uzun Süreçte Küreselleşme

Rastlantı mıdır, değil midir tartışmasını -şimdilik- bir yana bırakacak olursak, 90’lı yıllardan bu yana ‘küreselleşme’ kavramının popülaritesinin ve kullanımının arttığını söylemek yanlış olmaz. Sihirli kavram yaklaşık olarak son on yıldır toplumların karar alma mekanizmalarında yetki ya da etki sahibi olan bütün gruplar, yani siyaset adamları, bürokratlar, iş adamları, askerler, yazılı ve görsel medya çalışanları, meslek kuruluşları, akademisyenler vs., tarafından sık sık kullanılmaya başlanmış ve hem günlük/pratik hayatta hem de akademik çalışmalarda temel bir referans noktası olma özelliğini kazanmıştır.

Küreselleşme kavramının pratik alanlardaki kullanımlarında ‘küreselleşmenin neyi ifade ettiği’ne dair tartışmalı bir durum olduğu söylenemez. Kavramın bu alanlardaki kullanımı, ki buna ‘popüler küreselleşme söylemi’ demek yanlış olmaz, kavrama yönelik kuramsal düzeyde herhangi bir analiz gerektirmeksizin, küreselleşme adı altında yeni bir sürecin varlığından şüphe duymamakta ve bunun göstergesi olarak da yeni bir çok olguyu işaret etmektedir. Bu olgulara örnek olarak başlıca şu gelişmelerin sayıldığı gözlenmektedir: Yeni enformasyon ve iletişim teknolojilerinin gelişmesi; Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla tescillenen neo-liberal görüşün zaferi; uluslararası bir finans ağının oluşması; kültür, sanat, eğlence ve tüketim alanlarında yeknesak formların oluşması; başta ticaret ve finans konularında olmak üzere uluslararası kuruluşlar tarafından yürütülen ve etkinliği giderek artan uluslararası uygulamalar; işletme, odit ve danışmanlık gibi hizmetlerin dünya çapında yaygınlaşması; çokuluslu şirketlerin hem sayıca artmaları hem de faaliyet alanlarını genişletmeleri; kamu politikalarında teknik/faydacı akılcılığa artarak verilen önem ve devletin yeniden sorgulanan rolleri.

Sermaye-medya-siyaset üçgeni başta olmak üzere belirli çevrelerce pompalanan ve yukarıda sayılan gelişmeleri yeni olarak nitelendiren popüler küreselleşme söyleminin epistemolojik ve ontolojik temelleri çok açıktır. Bu söylemin epistemolojik temeline göre söz konusu gelişmelerin geçmişle bir bağlantısı yoktur: Ne bunlara benzer gelişmeler daha önce görülmüştür, ne de bu olgular herhangi bir tarihsel gelişimin sonucunda ortaya çıkmışlardır. Bunlar, toplumsal ilişkilerden bağımsız bir şekilde,  birdenbire ve kendiliklerinden oluşa gelmişlerdir. Söylemin ontolojik yapısı ise -epistemolojik temelinin doğal bir sonucu olarak- küreselleşmeyi ‘yeni gelişmelerin tümünü kapsayan bir süreç’ olarak algılamaktadır. Özetle, bu söyleme göre ‘küreselleşme sürecinde bir takım olaylar insanoğlunun kontrolü ve istemi dışında kendiliğinden meydana gelmektedir’.

Tarihsel perspektiften yoksun bu popüler küreselleşme söylemin kurulu olduğu epistemolojik ve ontolojik temellerin ne kadar sağduyulu olduklarını sınamak çok zor değildir. Örneğin Marx ve Engels’in 150 küsur yıl önce kaleme aldıkları ‘Komünist Manifesto’da feodal toplum yapısından kapitalist toplum yapısına geçiş sürecini tasvirleri bu konuda anlamlı ipuçları vermektedir:

“Burjuvazi, üretim araçlarının, ve böylelikle üretim ilişkilerinin ve, onlarla birlikte, toplumsal ilişkilerin tümünü sürekli devrimcileştirmeksizin varolamaz. (…) Üretimin sürekli altüst oluşu, bütün toplumsal koşullardaki kesintisiz sarsıntı, sonu gelmez belirsizlik ve hareketlilik, burjuva çağının bütün daha öncekilerden ayırt eder. (…) Ürünleri için sürekli genişleyen bir pazar gereksiniminin itmesiyle, burjuvazi, yeryüzünün dört bir yanına yayılıyor. Her yerde tutunmak, her yerde yerleşmek, her yerde bağlantılar kurmak zorundadır.

Burjuvazi, dünya pazarını sömürüsüyle, her ülkedeki üretime ve tüketime kozmopolit bir nitelik verdi. Gericileri derin kedere boğarak, sanayinin ayakları altından, üzerinde durmakta olduğu ulusal temeli çekip aldı. Eskiden kurulmuş bütün ulusal sanayiler yıkıldılar ve hala da her gün yıkılıyorlar. Bunlar, kurulmaları bütün uygar uluslar için bir olum-kalım sorunu haline gelen yeni sanayiler tarafından, artık yerli hammaddeleri değil, en ücra bilgelerden getirilen hammaddeleri isleyen ve ürünleri yalnızca ülke içinde değil, yeryüzünün her kesiminde tüketilen sanayiler tarafından yerlerinden ediliyorlar. Ülkenin üretimiyle karşılanan eski gereksinimlerin yerini, karşılanmaları uzak ülkelerin ve iklimlerin ürünlerini gerektiren yeni gereksinimler alıyor. Eski yerel ve ulusal yalıtımın ve kendine-yeterliliğin yerini, ulusların çok yönlü karşılıklı-ilişkileri, evrensel karşılıklı-bağımlılığı alıyor. (…)

Burjuvazi, bütün üretim araçlarındaki hızlı iyileşme ile, son derece kolaylaşmış iletişim araçları ile, bütün ulusları, hatta en barbar olanları bile, uygarlığın içine çekiyor. Metalarının ucuz fiyatları, bütün Çin Seddini yerle bir eden, barbarların inatçı yabancı düşmanlığını teslim olmaya zorlayan, ağır toplar oluyor. Bütün ulusları, yok etme tehdidiyle, burjuva üretim tarzını benimsemeye zorluyor; onları uygarlık dediği şeyi benimsetmeye yani bizzat burjuva olmaya zorluyor. Tek sözcükle, kendi imgesinden bir dünya yaratıyor.

Marx ve Engels’in 1847-8 yıllarında tasvir ettikleri gelişmeler bugün de büyük bir oranda geçerlidir, ve yaşadığımız dönemin çok özel, çok farklı olduğu ve birden bire oluşageldiği düşüncesi ekseninde şekillenen popüler küreselleşme söylemini yanlışlamaktadır.

Bu çalışmanın asıl odak noktası küreselleşmenin popüler söylemi üzerine değil, akademik boyutu üzerine olacaktır. Bu çerçevede çalışmada ulaşılmak istenen başlıca üç hedef vardır. Birinci hedef küreselleşme kavramının sosyal bilimler kapsamanda nasıl ele alındığının ana hatlarıyla tespit edilmesidir. İkincisi, bu tespitler sonucunda geliştirilen eleştiriler çerçevesinde, kavramı daha sağlıklı analiz etmek imkanını tanıyan yöntemin tanımlanmasıdır. Üçüncü ve son hedef ise, tanımlanan yöntem ışığında, küreselleşmenin analiz edilmesidir.

Yazar: Burak ÜLMAN

Kaynak: http://www.stratejik.yildiz.edu.tr/makale4.htm

Makaleyi indirmek için buraya tıklayın.

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Küreselleşme ve Bilgi Toplumu

Dünya ekonomisinin, özellikle 1980 sonrası döneminde yaşanan temel dönüşümlere referans olarak gösterilen küreselleşme kavramı, mevcut …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

bursa escort beylikdüzü escort bursa escort istanbul escort istanbul escort mersin escort bayan escort kayseri escort bayan bursa kocaeli escort atasehir escort bayan porno izle porno izle porno izle porno izle porno izle