Güncel Yazılar
escort bayan-escort beylikdüzü bayan-bursa escort-escort istanbul bayan-samsun escort bayanlar-istanbul escort bayan-tuzla escort-marmaris escort-kayseri escort-bursa escort-mersin pozcu escort-bursa escort-ataşehir escort bayan-escort bayan-izmir escort-bursa escortistanbul escort bayan

Yakın Sınırlar Uzaklık mı Yaratır?

Büyük bir dünya haritasına düz bir açıyla bakıldığında yeşil, kahverengi ve mavi renkleri arasında gelip giden insanlık macerası, haritanın ölçeği kadar büyüyor zihinlerimizde.. Düşüncelerimizde lego parçaları gibi birleştirebileceğimiz oyuncaklar gibi koca koca kıtalar… Ölçeğine göre, haritada karışlarla ölçebileceğimiz, gerçeklikte ise aynı gün içerisinde gidebileceğimiz mesafeler arasındaki farklar bütün bir iktisat, sosyoloji, uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi gibi disiplinler, beslemeye devam ediyor. İnsanlık trajedisinin akademik yorumu, genelde insanı ikinci plana öteleyerek, insanın yaptığını açıklamaya çalışmaktan vazgeçmiyor. Belki bu defa farklı olur.

Bir ayakkabı almak için verilen parayla, yanıbaşımızdaki ülkede protez bacak takılabiliyor olması; radikal islamcı olmakla yaftalanan ülkenin dünya eroin üretiminin ¾’ünü yapıyor olması ve bunun “radikal islam” kadar tehlike arz etmiyor oluşu; dünyanın en zengin ülkeleri arasında ön sıralarda gelen ülkenin bitişiğindeki komşusunun liderine günlerce “ağlanması” ve bu ülkenin nükleer bir tehdit olarak, şer ekseni olarak kabul edilmesi ve daha bir çok durumla dünya gittikçe garip bir yer oluyor.

Ülkelerin sınır çizgileri, insanların yüzlerindeki çizgiler gibi… Yüzdeki ifade, mimik değiştikçe çizgiler; savaşlar oldukça sınırlar değişiyor. Bu değişimdeki çizgilerin üzerinde olanlar, tarihin dönüm noktalarındaki nesiller oluyor.

Brezilya’nın gecekondularıyla hemen karşısındaki dev konutlar arasında; Güney Kore ile Kuzey Kore arasında; Amerika-Meksika duvarının, İsrail-Filistin duvarının ve Berlin duvarının iki tarafı arasında; boğazın ayırdığı Anadolu ile Avrupa yakası arasında; İspanya ile Fas ve daha onlarcası arasında ne kadar yakınlık/uzaklık vardır?  Bu denli yakın sınırlar nasıl bir uzaklık yaratabilir?

Yanıbaşımızdakini bize uzak kılan ya da bizi ona yakın kılmayan büyük ekonomik göstergeler, nefret ve öfkeyle dolu siyasi tarihlerimiz, ‘komşu’muzla her alanda rekabete mecbur kılan realpolitik’lerimizle şekillenen politikalarımız her şeyi belirlemeye devam ediyor.

Dünyanın dönüş yönü batıdan doğuya ya da belki varlıktan yokluğadır. Bir coğrafya düşleyin ki, çocukların hayatta kalma oranları hınçla inip çıkan sayılarla tartışılırken, ona komşu coğrafyalarda çocukların okula gitme oranları tartışılmakta, ona komşu coğrafyada çocukların obezite sorunları gündem olmaktadır. Henüz ideolojiden, nefretten paylarını almayan çocuklardan devam edersek; bir anlığına doğudan batıya dönse dünya şöyle bir seyir izlerdi herhalde: çocuk askerler, çocuk işçiler, çozuk obezler…

Kendini ötekiyle kıyaslayabilir hale gelen insanlık, bulunduğu coğrafyaya göre kendini ya huzurlu ya da öfkeli hissetmektedir. Banliyöler, gettolar kalabalıklaştıkça, yükseldikçe lüks sitelerin duvarları, aç kalmaya mahkum olan kıtanın ödüllü fotoğraflar için mabet olması değişmedikçe tarihteki seyir de değişmeyecek gibi görünüyor.

Bazılarının biraz daha eşit olmaya devam ettiği dünyamızda mutlak eşitliğin imkansızlığı, olması gerekenle olan arasındaki yakınlığı uzak kılmaya devam ediyor.

İlhan ARAS (Twitter’dan takip et – Acedemia’dan takip et)

01 Mayıs 2012 Salı

Print Friendly

Nedir

İlginizi Çekebilir

Ukrayna-Kırım’daki Rusya

Soğuk Savaş’ın bitmesiyle, 1990’dan itibaren kadim algımız olan Doğu-Batı arasındaki mücadelenin sona erdiği, tek kutuplu …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

porno seyret